|
|
|
| |
| Elveda, insanlık!.. |
|
Hüseyin SORGUN
Yıllar yılı sadık bir bende olarak peşi sıra yürüdüğünüz ve bedeninizi sürüdüğünüz bir “gerçek”, günün birinde kristal bir vazo gibi tuz buz olur ise ne yaparsınız? Ya da hissederseniz ayağınızı bastığınız ze devamı >>> |
| |
| |
|
|
|
| |
| Güneşi gördük… |
|
Yazan: Hüseyin SORGUN
“Acının alfabesi yoktur; aşkın da…” Kimi zaman söylemek istediklerimiz düğümlenir boğazımızın kıvrımlarında, bir şeyler tutar bizi, ebkem kesiliriz… Kimi zaman çözülür dilimiz, kafa yarar kalp kırarız, sadre şifa olm devamı >>> |
| |
| |
|
|
|
| |
| Bir İkiÜç Maymun! |
|
Yazan: Hüseyin SORGUN
Yaşamın kıyısında, “olan”dan masum ve masun bir şekilde hayata tutunmaya çabalasanız da günün birinde hayat denen o derya, anlık bir dalgayla yaptığınız kumdan kaleyi dağıtır, dağıtabilir… Dağılan, kırılan parçaları yapıştırmak ya da yeni bütünlerin devamı >>> |
| |
| |
|
|
|
| |
| Çorba parası için |
|
Yazan: Hüseyin SORGUN
İnsanın hayatında keskin kavşaklarla yüzleştiği zamanlar olur. Kendisi olmanın çıkmaz sokaklara mecburi istikamet gösterdiği zamanlarda, bir başkası olarak devam etmek tercihli yol olarak karşısına çıkabilir. Bir mecburiyete razı olmak ve kendisi olm devamı >>> |
| |
| |
|
|
|
| |
| Bir yüzüğün ifşa ettiği yarım asırlık sır |
|
Yazan: Hüseyin SORGUN
Hayat düzgün ve doğrusal ilerleyen bir akıştan ibaret değildir. Kimi zaman geçmişe kıvrılarak kimi zaman gelecekten bir iki yol ilerleyerek ve çoğu zaman bugünde devinerek ilerler hayat. Dün olanlar bugünden daha gerçek ya da bugün yaşananlar yarında devamı >>> |
| |
| |
|
|
|
|