|
| |
| Kristal Klaket festival olma yolunda |
|
| Röportaj: Köksal ARAS
Üç yıldır kısa filmcilere hem kendilerini görme imkanı sunan, hem de onlara bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayan Fatih Üniversitesi’nin tertip ettiği Kristal Klaket 3 ncü yaşını da geride bıraktı. Yarışmada kategori birincileri New York Film Akademisi’nde 2 aylık eğitim almaya hak kazandı. Sinemalife’ın da iletişim sponsoru olarak destek verdiği Kristal Klaket Organizatörü Ömer Faruk Keysan ile yarışmanın perde arkasını konuştuk.
Kristal Klaket isminin olmasındaki ilizyon nedir? Neden Kristal Klaket?
Bu yarışmanın klasikleşmek veya gelenekselleşmek gibi bir hedefi var. Biliyorsunuz dünyada kendi ismi ile anılan pek çok yarışma var. Mesela Altın Ayı, Altın Portakal gibi. Biz de sinemanın en önemli ekipmanlarından olan, Klaket’i ismini buraya taşımak istedik. Bunu da kristal’den bir ödülü olacağını düşünerek, Kristal Klaket ismini uygun bulduk.
Kristal Klaket bu yıl 3’ncüsü değil de, yıllardır böyle bir ödül veriliyormuş gibi bir algı uyandırıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Doğrusunu söylemek gerekirse, bizde de böyle bir algı uyandırdığı için sıcak baktık. Telaffuzunda bazı zorluklar yaşansa da, Kristal Klaket’in doğru bir isim tercihi olduğunu düşünüyoruz.
3.’sünü düzenlediğiniz Kristal Klaket’in geçtiğimiz yıllara oranla biraz daha çıtayı yükselttiğinizi de gördük. Bu sene mesela geçen yıldan farklı kılan özellik nelerdi?
İlk sene bu yarışmayı düzenlediğimizde, gerçekten beklenenin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. Ödül töreni küçük bir salonda gerçekleşti. 200 civarında davetlimiz vardı. Orada gördük ki, hem katılım yoğun, hem ilgi yoğun, hem de kısa filmleri yakından takip edenler tarafından ciddi bir ilgi var. İkinci sene daha geniş bir salonda ve daha geniş bir etkinlik olarak biz bunu planladık ve tarihi Emek sinemasında ödül törenimizi gerçekleştirdik. Türkan Şoray gecenin onur konuğuydu birinci olan filmin yönetmenine ödülü kendisi vermişti. Emek sineması’nda gördük ki, biz 800 kişilik bir salonu da dolduruyoruz. O salonunda bize yetmediğini anlayınca, bu yıl TİM Center’da yaptık.
Ödül gecesine dönersek, o gecede yaşananları biraz bahsedebilir misiniz?
Dünyaca ünlü Keman virtüözü Farid Farjad ödül gecemizde sahne aldı. Bunun dışında Osman Sınav ve Halil Ergün’e onur ödülleri verildi. Bu yıl Türkiye’yi Oscar’da temsil eden Güneşi Gördüm filminin yönetmeni, Mahsun Kırmızıgül’e de yılın yönetmen ödülünü takdim ettik. Bunun dışında diğer yıllardan farklı olarak şöyle de bir özelliği vardı yarışmamızın. Geçtiğimiz yıllarda Kristal Klaket sadece kısa film dallarında ödüller veriyordu. Fakat gördük ki, animasyon ve belgesel filmlerde katılıyor. Bu da bize şunu gösteriyor bu filmlerde bir mecra arayışı içindeler. Kategori sayımızı 3’e çıkardık. Verdiğimiz ödüllerin değeri manasında gerek maddi, gerek manevi yarışmamız büyümüş oldu.
New York Film Akademisi’nin yarışmanıza gösterdiği desteği ile ilgili neler söyleyeceksiniz?
New York Film Akademisi’yle birlikte Türkiye’nin İlk Online Sinema Dergisi bu sene bizimle birlikteydi. Animasyon alanında yardımcı olması için Dijital Arts Dergisi ile iletişim sponsorluğu anlaşması yaptık. Bunun dışında New York Film Akademisi ile de verdiğimiz ödülün kendi cinsinden olmasını gerçekten önemsiyoruz. Türkiye’de kalburüstü diye tabir edeceğimiz üç beş tane sinema yarışması var. Bu yarışmalarında para ödülünden ziyade eğitim odaklı vermeye başladıklarını gördük. O bakımdan New York Film Akademisi oldukça önemliydi.
Ne kadar süreyle eğitim alacaklar?
Animasyon dört hafta, diğer dallarda birinci olanlar, 8 hafta eğitim alacaklar.
Geçen yıl birinci olan Murat Pay’ın izlenimleri nelerdi?
Pay başarılı bir eğitim döneminin ardından, teknik olarak Hollywood sinemasının geldiği seviyeyi kabul ediyorum. Bunun dışında bana en büyük katkısı ben gerçekten sinema için uygun insan mıyım? Sorusunun cevabını orada aldım açıklamasında bulunmuştu. Pay ayrıca, oraya dünyanın değişik ülkelerinden gelen öğrencilerin, bazıları sinema için uygun insan olmadıklarının kararını verdiklerini aktarmıştı.
Jürileri seçerken nelere dikkat ettiniz?
Kenan Işık, Yetkin Dikinciler, Bahadır Karataş, Yusuf Kaplan, Sırrı Süreyya Önder, Salih Memecan, Tan Oral, Fethi Kaba, Can Soysal, Meryem Akbal gibi isimlerin yanı sıra, Coşkun Aral da vardı. Kısa Film üreten, animasyon üreten gençlerin heyecanını paylaşacak isimlerin olmasına dikkat ettik ve o yüzden de tercihimizi bu yönde kullandık.
Önümüzdeki yıllarda Kristal Klaket’de kısa filmcileri nasıl süprizler bekliyor?
Bu yarışmanın geleceği ile alakalı planımız yarışma formatından çıkarak, bir festival formatına dönüşmesi. Kısa Filmcilerin uluslar arası alanda çok ciddi bir ismi de okunmuyor maalesef. Fakat Türk Sineması ciddi bir çıkış içinde. Kısa Filmcilerde ciddi bir atılım içindeler. Biz Türkiye adına bir önemli bir etkinliğe dönüştürmek istiyoruz. Uluslar arası sinema sitelerinde Türkiye’de bir kısa film festivali düzenleniyor dedirtmek istiyoruz. Böylece dünyadaki kısa filmcileri Türkiye’ye getirmeyi hedefliyoruz. Kültür sanat dünyası adına bir hizmet yapmış olalım istiyoruz. Dolayısıyla hedefimiz ilk etapta uluslar arası bir festivale dönüştürmek. En azından 3 yıl içinde bunu yapmayı planlıyoruz.
|
| |
| |
|
|
|
|