İkinci el kısa filmler izleyicisiyle buluşuyor Her ürünün 2 nci eli olurda, kısa filmlerin ikinci eli olmaz demeyin. Evet kısa film meraklısının elinde kalmış ikinci el kısa filmler şimdi bir festivalde buluşuyor. Daha önce çeşitli yarışmalarda elenmiş kısa filmler Ankara Kısa Filmciler Derneği tarafından organize edilen festivalle bir araya geliyor. 27 Şubat – 07 Mart tarihleri arasında yapılacak olan 2 nci El Kısa Film Festivali’ne, Sinemalife Dergisi de iletişim sponsoru oldu. Festivalin Basın Koordinatörü Duygu Gür ile hem organizasyonu konuştuk, hem de festivalin perde arkasını.
Neden ikinci el kısa film festivali. İkinci el olmasındaki ilizyon nedir? İsminden de anlaşılacağı üzere, 2. el de olsa bir kısa film festivalidir. Daha önce en az bir film festivalinden elenmiş kısa filmlerin, seçkin bir jüri tarafından yorumlandığı ve gönderilen her filmin yayınlandığı bir oluşumdur. Ama biz buna kısaca ‘festival’ dedik. Çünkü 2. el değerlidir. Çünkü 2. el diye; değeri bilinmeyen, bir yerlere atılan, satılan hatta kimi zaman istemeye istemeye elden çıkarılanlara denir.
Geçtiğimiz yıllarda festivalinize ilgi nasıldı? Ne gibi aktiveteler, etkinlikler yapıldı? Festival kapsamında geçtiğimiz yıl özel gösterimler, film galaları, konserler, atölyeler, açık hava gösterimleri, açılış kapanış kokteylleri gibi etkinlikler yapıldı. Geçtiğimiz yıl festivale çok yoğun bir ilgi vardı. Hedef kitlemiz olan özellikle 18-25 yaş arası sinemaseverlere ulaşmak bizi çok mutlu etti. Gerek atölyelere gerekse film gösterimlerine beklenilenin çok üstünde bir katılım oldu.
Bu yıl ki organizasyonu nasıl planlıyorsunuz. Önceki yıllardan farkı neler olacak? Bu yıl festivalimizi uluslararası platforma taşıdık. Özel film gösterimlerine yurtdışından gelen filmleri de dahil edeceğiz. Ayrıca jüri sistemimizde değişiklik yaptık. İki aşamalı bir jüri sistemimiz var. 2. El Jürisi; festivale gönderilen her filmin detaylı analizini yaparken, 1. El Jürisi; 2. El Jürisi’nin seçtiği 12 finalist filmi festival boyunca çözümlüyor, değerlendiriyor ve ‘Övgüye Değer Film’i seçiyor. Festival şimdiden, ‘2.el film’ jürisini açıkladı, ‘1.el film’ jürisini 1 Şubat 2010 tarihinde açıklayacak. 2. El jürisi şöyle: Cumhur Canbazoğlu (SİYAD), Gökçe Pehlivanoğlu (Kısa Filmci), Mansoora Hassan (Birleşmiş Milletler), Murat Akser (Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi), Natali Yeres (Sanat Yönetmeni), Thomas Balkenhol (ODTÜ Gisam Öğretim Görevlisi-Kurgucu) ve Zeynep Ünal (Altın Koza Film Festivali).
Dereceye giren kısa filmcileri hangi sürprizler bekliyor olacak? Festival, 4.yılında birincilikle taçlandırdığı ‘Övgüye Değer Film’in yönetmenini, Uluslararası Brüksel Fantastik Film Festivali’ne (BIFFF) yolluyor. Tim Burton, David Lynch, Dario Argento gibi isimlerin uğrak festivallerinden olan BIFFF; 2011’in Nisan ayında 2. El Kısa Film Festivali’nin şanslı yönetmeni bekliyor olacak. Jüri Özel Ödülü sahibine ise Digital Film Academy tarafından, 5000 TL tutarında 4 aylık eğitim imkânı sunulacak. Jüri üyelerini belirlerken nelere dikkat ettiniz. Bu anlamda kriterleriniz nelerdi? Jürilerimiz Türkiye ve dünyada, alanında uzman isimlerden oluşuyor. Bize her zaman destek vermeleri bizim için çok önemli. Festivalimizin mantığına ters düşmeyecek ve bu konuda bizim yanımızda yer alacak isimleri seçmeye özen gösterdik.
Sizce başarılı bir kısa film hangi özellikleri içermelidir? Böylesi bir konunun değerlendirilmesini jürilerimize bırakıyoruz. Festival ekibi olarak bu konuda objektif yaklaşmak zorundayız. Bizim için önemli olan gösterimlerde engel çıkmaması için teknik yeterliliktir.
Türkiye kısa filmde dünya ölçeğine baktığımızda nerede duruyor? Uluslararası arenada kısa filmcilerimizden ödüllerle dönenlerde oldu. Ülkemizdeki kısa film algısını yeterli görüyor musunuz? Türkiye’de kısa film hak ettiği değeri görmüyor diye düşünüyoruz. Festivallere katılan filmler elenerek kenara atılıyor. Biz de ‘elemiyoruz, ellemiyoruz’ sloganıyla yola çıktık. Kısa filme ve kısa filmcilere destek olmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Tabi ki Türkiye’deki bu kısa film algısını yetersiz görüyoruz ve geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz de bu yolda bütün adımları atıyor ve sınırları zorluyoruz. Festivallerin verdikleri yüksek tutarlı nakit para ödülü ile kısa filmin gelişmesinden ödün verildiğini düşünüyoruz. Bugün hiçbir kısa film festivali başvuran film sayısını ispatlayıcı kanıt süremezken, belirsiz ve yüksek katılım oranları gösterilirken, bir elin parmaklarının sayısını geçmeyen filmin gösterime sokulmasını anlamakta zorlanıyoruz. Festivallere; en azından katılan tüm filmleri internet sayfalarında göstermelerini tavsiye ediyoruz. Kısa film festivallerini daha yaratıcı olmaya davet ediyoruz.
Röportaj: Köksal ARAS |